Soya fasülyesi son derece besleyici, çok çeşitli kullanım alanı ve özellikleri bulunan bir gıdadır. Ayrıca soya proteinleri kalp hastalığı ve kanser gibi birçok kronik hastalıkla savaşmada önemli rol oynamaktadır.

Soya ve Sağlık

Soya besin değeri yüksek bir gıda maddesidir.

Soya proteini esansiyel aminoasitleri içerir.

Lif, demir, kalsiyum, fosfor, magnezyum gibi minerallerin ve B vitaminlerinden thiamin, riboflavin, niaçin ve folik asidin iyi bir kaynağıdır.

Çalışmalar, soya isoflavenlerinin kolesterolü düşürmeğe, koroner arter hastalıklarını önlemeye, prostat ve göğüs kanseri riskini azaltmaya ve osteoprozisi önlemeye yardımcı olabileceği iddiasını destekler.

Soyanın aynı zamanda menapoz semptomlarının şiddetini azalttığı da bulunmuştur.

Soya Proteini’nin Kalp Hastalıklarında Etkisi:
Soya kolesterol içermez, düşük oranda doymuş yağları içerir.

Proteinden zengin olan çoğu gıdalar yüksek oranda doymuş yağlar ve kolesterol içerir.

Soya gıdalar proteinden zengin olmasına rağmen düşük oranda doymuş yağları içermesi ve tamamen kolesterolsüz olması nedeniyle diğerinden farklıdır.

Kalp krizi riskini azaltmak için daha az doymuş yağ ve kolesterol tüketmek önemlidir.
Soya filizi kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olmuştur.

Soya filizinden yapılan gıdalar kalp sağlığını korumada önemli rol oynayabilir.
Soya filizi kalbi koruyucu etkilere sahiptir.

LDL’ yi oksidasyondan koruyan antioksidan etkiye sahiptir.
Soya izoflavenlerin kan damarları fonksiyonu üzerinde iyi yönde etkisi vardır.

Soya Proteini Kanser Riskini Azaltabilir:
Labratuvar çalışmaları soyanın kanser önleyici rolünü destekler, soya gıdaları yararlı etkiye sahip olduğu düşünülen fitokimyasallar olarak isimlendirilen bileşiklerden zengindir.

Bunlardan izoflavenler çeşitli yollarla kanserle mücadele edebilir. Bunlar sadece soya gıdalarda önemli miktarda bulunur.

Bilim adamları Soya Proteininden çeşitli potansiyel anti kanserunsurlar identifiye etti. Bunların hepsi anti kanser etki yapabilir ama izoflavenler özellikle önemlidir, izoflavenlerden olan genistein özellikle bilim adamlarının ilgisini çekmiştir.

Genistein, labratuvar testi tiplerinde gelişen kanser hücrelerine ilave edildiği zaman hücre gelişimi durmuştur. Genistein çeşitli yollarda çoğu kansere karşı etki yaptığı düşünülür. Genistein, göğüs ve prostat kanserlerinde olduğu gibi hormona bağlı olan çoğu kanserlere etki edebilir. Bazı araştırmalar, genisteinin tümörlerin gelişimi için ihtiyaç duyduğu besin maddeleri ve oksijen alımı prosesini teşvik edebilir.

Ostrojen gibi görünen izoflavenler göğüs dokusundaki aynı bölgelere tutunabilir. Bu bölgeleri işgal ederek daha güçlü östrojenlerin kansere sebep olucu etkilerinden koruyabilir.

Soya Proteini Osteoporozois Riskini Azaltır
Soya gıdaları yemek, güçlü kemik gelişimine yardım etmek ve osteoporozis riskini azaltmak için en kolay yollardan biridir.

Osteoporozis kemiklerin incelmesi ve zayıflamasıdır ve bütün dünyada ciddi ve yaygın bir sorundur.

Kemik sağlığını etkileyen 50 kadar faktör vardır. Fiziksel aktivite yaşanmayla meydana gelen kemik dokusu kaybını azaltabilir. Kalsiyum ve Vitamin D gibi besin unsurları kemik sağlığını iyileştirir.

Soya filizinin günlük gıdalar içerisinde tüketilmesi osteoporozis riskini azaltmaya yardımcı olabilir, yaşamın sonraki yıllarında osteoporozise karşı en iyi önlem, yaşamın erken yıllarında güçlü yoğun kemiklere sahip olmaktır.

Yeterli kalsiyum alımı bunun için elzemdir. Soya filizindeki kalsiyum vücut tarafından çok iyi absorbe edilir. Soya gıdalar izoflavenler olarak adlandırılan bir grup bileşiğin yegane kaynağıdır.

Soya filizi bu kimyasalların önemli miktarda bulunduğu bir gıdadır.

Diadzein adı verilen bir izoflaven tipi osteoporozisi tedavi etmek için Asya ve Avrupa’ da yaygın olarak kullanılan bir ilacın çok benzeridir. Bu ilaç kemiği yıkımlardan korur. İlaç vücutta metabolize olduğu zaman, soyada bulunan aynı bileşik olan daidzein üretir. Bu daidzeinin doğal kaynağı olan Soya Proteininin tüketilmesinin osteoporozis riskini azaltmaya yardım edebileceğini gösterir.

Soya filizindeki bileşikler kemik sağlığını korur.

Soya Proteini, Protein İhitiyacını Karşılamaya Yardım Eder
Soya filizi yemek, protein ihtiyacını karşılamak için basit ve sağlıklı bir yoldur.

Soya filizi yüksek kaliteli protein zenginidir.

Soya proteini kemik sağlığının korunmasına yardımcı olur.

Soya proteini böbrek fonksiyonlarını korur.

Soya proteini kolesterol seviyesinin düşmesine yardım eder.

Soya Proteini Demir (FE) ‘den Zengindir
Demir yetersizliği dünyadaki en yaygın beslenme sorunudur.

Düşük demir alımı anemi ile sonuçlanır.

Bu şartlardaki bir insan bitkinlik, baş ağrısı ve artan enfeksiyon riskinden muzdariptir.

Soya filizi demirden zengindir ve günlük demir gereksinimi yetişkinler için 10-15 mg.’ dir.

Diyabetlerde Soya Proteini’nin Rolü
Soya gıdalar kan dolaşımına glukoz emilimini yavaşlatır.

Soya proteini arterlerde yağ maddelerinin birikmesi ve böbrek hastalıkları gibi diyabet komplikasyonlarının önlenmesine veya kontrolüne yardımcı olabilir.

Soya filizi çözünür liften zengindir. Çözünür lifler besin unsurlarının kan dolaşımına emilimini geciktirir ve kanglukoz seviyesinin kontrolüne yardımcı olur.

Laktoz içermedikleri için Soya Proteini laktoza karşı duyarlığı olan insanlar için ideal bir protein kaynağıdır.

GENEL OLARAK: Soya filizi için ne kolesterole ne de laktoza sahiptirler. Protein ve mineraller bakımından çok zengindirler. Soya filizi fitokimyasalların çok farklı tiplerini içerir.

İZOFLAVENLER: Doğal östrojene bileşlerdir. Hormana bağlı kanser oluşumunu önlemeye yardımcı olurlar.

GENİSTEİN: Erken dönemlerde bazı kanser formlarının yayılmasını durdurabilen bir bileşiktir.

PROTEAZ İNHİBİTORLERİ: Bu bileşikler kanser oluşturan enzimlerin aksiyonunu bloke edebilirler.

FİTİK ASİT: Bu bileşiğin tümör gelişimini inhibe ettiği gösterilmiştir.

Soya Nedir?

Soya Fasülyesi Soya fasülyesi son derece besleyici, çok çeşitli kullanım alanı ve özellikleri bulunan bir gıdadır. Ayrıca soya proteinleri kalp hastalığı ve kanser gibi birçok kronik hastalıkla savaşmada önemli rol oynamaktadır. Yapılan çalışmalar soya proteinlerinin kandaki kolestrolü düşürdüğünü göstermiştir.
Soya katkılı gıdaları sıkça alanların kansere yakalanma olasılığı diğerlerine oranla çok daha azdır. Bilim adamları, soya proteinlerinin, böbrek hastalarının beslenmelerinde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulamaktadır.

Doğanın Sunduğu Mucize Bitki Soya
Soya fasülyesinin tarihine bakılırsa doğu mutfağında oldukça önemli bir yeri olduğu görülür. Yaklaşık 5 bin yıl önce Doğu Asya ovalarında keşfedilen ‘soya’ Asya halkının beslenme alışkanlığında bir devrim yaratmıştır. Batı ülkelerinde soyanın önem kazanması 20. yüzyılda başlamıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında protein ve yağ teminindeki yetersizlikler soya fasülyesinin insan gıdası olma yönündeki önemini artırmıştır.
Soya Fasülyesi
Günümüzde ise soya, dünyada en çok yetiştirilen ürünlerden biridir. Yaratıcı aşçılar soya kullanarak yemeklerine çeşit katmışlardır. Soya ile yapılan yemekler lezzetli olduğu kadar sağlık yönünden de oldukça yararlıdır.
Soya fasülyesinin insan sağlığı açısından önemini ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri keşfetti ve Amerikalı üreticiler bu önemli keşfe vakit kaybetmeden cevap verdiler. İlk önce Orta ve Batı Amerika’da yetiştirilmeye başlanan soya fasülyesi, seri bir şekilde ülke geneline yayıldı ve 26 eyalette soya fasülyesi ekimine başlandı.
Amerika’daki soya fasülyesi yetiştiriciliği Meksika Kanalı‘ndaki büyük limanlara yapılacak nakliyatı kolaylaştırmak amacı ile daha ziyade Mississippi Nehri etrafındaki eyaletlerde gelişti.
Soya fasülyesi diğer yağ tohumlarına göre bazı avantajlara sahiptir: Örneğin uzun süreli depolama ve uzun mesafeli sevkıyatlara elverişlidir. Soya fasulyesinin hasadı diğer yağ tohumlarına göre daha kolaydır. Bütün hasat işlemi tam otomatik olarak el değmeden yapılabilir.
Soya fasulyesinin başka bir avantajı da yetişme süresinin çok kısa olması nedeniyle (ekilen tohumlar 3-4 ay içinde hasada hazır hale gelir) ürünün dünyadaki talebe adapte edilebilmesidir.

100 g. Soya Filizinin Besin Değeri